ASPERGER SENDROMU
Asperger sendromu, ICD-10 Zihinsel ve Davranışsal Bozuklukların Sınıflandırılması’nda yaygın gelişim­sel bozukluk grubu içinde psikolojik gelişim bozuklukları altında tanımlanmıştır (World Health Organizati­on,1992). Yaygın gelişimsel bozukluk “karşılıklı sosyal ilişkilerde ve iletişim örüntüsünde niteliksel anor­mallikler ve kısıtlı, stereotipik, tekrarlayan aktiviteler ve ilgiler” özellikleriyle tanımlanmıştır (s.203). Çocukluk otizmi ve atipik otizmle benzerlikler gösteren Asperger sendromu, bu bozukluklardan bilişsel gelişim ve dil gelişiminde gerilik yaratmaması yönünden farklıdır. Bilişsel gelişimde bir gecikme veya gerilik olmadığı için Asperger sendromu olan birçok birey normal aralıkta genel zekaya sahiptir ancak bir şekilde diğer normal zeka aralığında olan diğer insanlara göre daha yeteneksiz görülürler. Çocukluk çağında fark edilen Asper­ger sendromu özellikleri ergenlik ve yetişkinlikte dış çevreden etkilenmeden sabit bir şekilde devam eder. Asperger sendromunun yaygınlığı kızlara oranla erkeklerde daha yüksektir.
Wheeler (2011), Asperger sendromu olan “bireylerin ‘tipik’ bireylerden daha düşük veya daha yüksek işlevselliği olmadığını” belirtir. Bu yüzden, bu durumun “bir kusur değil bir farklılık” olarak değerlendirilm­esini öngörür (s.839). Asperger sendromu olan bireylerin problem yaşama ihtimalleri olan üç alan: esnek düşünme, sosyal - duygusal etkileşim, dilin kullanılması ve iletişimdir (Hughes, Milne, McCall ve Pep­per, 2010). Bu alandaki problemler kendini; arkadaşlık kurma ve devam ettirme, günün yapılandırılmamış kısmıyla baş etme ve işbirliği içinde çalışma gibi alanlarda gösterir. Dolayısıyla, grup çalışmaları ve rutin yaşamlarında meydana gelen herhangi bir değişiklik Asperger sendromu olan bireylerin işlevselliğini olum­suz yönde etkileyebilir (Hughes ve ark., 2010; Kennedy ve ark., 2008). Asperger sendromu olan bireyler ayrıca; sözel bilgiyi işleme ve tutma konusunda; otobiyografik hafızaya dair ipuçlarını kullanma, sözel dili ve beden dilini kullanmada problem yaşayabilirler (Hughes ve ark., 2010; Kennedy ve ark., 2008; Wheeler, 2011). Bu yüzden; şakayı, alayı veya deyimleri anlama; yüz ve beden ifadelerinden çıkarım yapma; empatik olma ve genelleme yapma yetisine sahip olmayabilirler. İletişim ve sosyal etkileşimde yaşanan bu zorluklar Asperger sendromu olan bireylerde alışık olunmayan beden diline, iletişimi bölmeye ve sözel materyali yanlış anlama gibi duruma uygun olmayan davranışlara neden olabilir (Kennedy ve ark., 2008).

NASIL DESTEKLENMELİ?
Aşağıdaki uyarlamalar Kennedy ve arkadaşları (2008), Hughes ve arkadaşları (2010) tarafından önerilmiştir.

SINAVLAR
• Ayrı bir derslikte sınav almasını sağlayınız. Öğrencinin sınavla ilgili herhangi bir güncellemeyi alabildiğinden ve diğer öğrenciler gibi soru sorabildiğinden emin olunuz.
• Ek süre veriniz.
• Bilgisayar kullanımına izin veriniz.
• Dikkat dağıtıcı unsurları olabildiğince azaltınız.
• Belirsiz bir dil kullanmayınız.
• Açık uçlu soruları küçük parçalara bölünüz.
• Adım adım yönergeler, anlaşılır, yönlendirici ve yapıcı geribildirimler veriniz.

DERSLER
• Soyut bir dil ve mecaz kullanmaktan olabildiğince kaçınınız. Yalın ve açık bir dil kullanınız.
• Ek açıklama yapmanız ve yeniden ifade etmeniz gerekebilir.
• Mümkün olabildiğince yazılı bilgi sağlayınız.
• Şakalar konusunda dikkatli olunuz. Öğrenci şaka ve gerçeği ayırt edemeyebilir.

ÖDEVLER VE SINIF İÇİ ÇALIŞMALAR
• Grup çalışmaları Asperger sendromu olan öğrenciler için oldukça zorlayıcı olabilir. Bu nedenle grup çalışmasına alternatifler bulabilir ya da öğrenciyi tanıdık olduğu, bildiği bir gruba dahil edebilirsiniz. Ayrıca, gruptaki öğrencilere belirli görevlerin dağıtılması grup sürecini kolaylaştıracaktır.
• Geribildirim verirken dikkatli olunuz ve ne beklediğinizi örneklerle anlatınız.
• Öğrencinin sınıf değişikliği gibi, normal programında olabilecek herhangi bir değişikliğin farkında olduğundan emin olunuz.

 

Kaynak: Engelli Öğrencilerin Akademik Ortamda Desteklenmesi – Öğretim Elemanı Kılavuzu – Engelsiz ODTÜ Birimi – Eylül 2013